EN YENİLER
Milli hava platformları Türk mühendislerine emanet
Bayraktar TB3 SİHA, 9'uncu test uçuşunu tamamladı
Türkiye'nin savunma sanayisindeki son durumu
Milli Helikopter Yakalama ve Transfer Sistemi KUŞKAPANI Kabul Testlerini Tamamladı
Savunma Sanayii için Eğitim Kurumu Örnekleri Geliyor
Türkiye'nin Güneş Paneli Üretimindeki Sıradaki Hedefi İkincilik

DEDAŞ’ın ‘Elektrik vermeyeceğiz, ekmeyin’ tehdidine üreticiden yanıt: Vatandaş ne yiyecek?

Doğu ve güneydoğuda elektrik dağıtımı yapan DEDAŞ, ‘Faturasını ödemeyen ekim yapmasın’ diyor. Bölgede enerji düğüm halini aldı. Derin kuyulardan su çıkarmak zorunda kalan üreticiler maliyeti ve şaibeli faturaları ödemekte zorlanıyor. Çiftçi derdini Aydınlık’a anlattı.

Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Siirt, Batman ve Şırnak’a enerji dağıtan Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş. (DEDAŞ) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Atalay, çiftçilere elektrik sağlamayacaklarını açıkça ilan ederek çiftçileri tehdit etti.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, daha birkaç gün önce çiftçilere, ‘ekilmedik tarla kalmayacak’ çağrısı yapmıştı. DEDAŞ ise Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki üreticilere şöyle seslendi: “Elektrik vermeyeceğiz, borcunu ödemeyen çiftçi boşuna ekin ekmesin.”

DEDAŞ bugüne kadar çiftçinin Ziraat Bankası’na yatan hibelerine el koydu, hacizlerle köylünün tepesine bindi, elektrik kesintileriyle mısırını, pamuğunu, ekinini kuruttu.

DEDAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Atalay, Genel Müdür Yaşar Arvas ve Dicle Elektrik Perakende Satış A.Ş. (DEPSAŞ) Genel Müdürü Murat Karagüzel, çevrimiçi toplantıda soruları yanıtladı. Sunumda konuşan Atalay, bölgede enerjinin yüzde 35’inin tarımsal sulamada kullanıldığını belirterek şöyle konuştu: “Yüzde 90’ı kullandığı elektriğin bedelini ödememiştir. Mısır eken bir çiftçi günde ortalama 20 saat elektrik kullanıyor. 90 günde 270 bin kilowat saat enerji tüketiyor. Buradan çiftçilere sesleniyorum, borcunu ödemeyen çiftçilere elektrik vermeyeceğiz. Borcunu ödemeyen çiftçi şimdi boşuna ekin ekmesin. Damlama sulama ile enerjinin yarısı kadar tasarruf edilebilirken ve hasılatta yüzde 40 artış yaşanırken, çiftçilerimizin vahşi ve sallama sulama yöntemlerinden vazgeçmesi gerek.”

Bölgedeki ziraat odaları ve çiftçi birlikleri, Mehmet Atalay’ın açıklamalarına sert tepki gösterdiler. Çiftçinin zaten girdi fiyatları yüzünden ekemediğini, gübre alamadığını, mazot alamadığını bir de bunun üzerine yüksek maliyetli elektrik faturalarıyla ezildiğini belirttiler. Atalay’ın açıklamalarını değerlendiren çiftçi temsilcileri ve çiftçiler, “Bu bize reva mı? Ülke taş mı yesin?” diyerek isyan ettiler.

‘DAMLAMA SULAMANIN MALİYETİNİ NASIL KARŞILAYACAĞIZ?’

Şanlıurfa Hilvan Ziraat Odası Başkanı Hikmet İpar, DEDAŞ’ın çiftçiyi açıkça tehdit ettiğini belirtti. “Aba altından bize sopa gösteriyorlar” diyen İpar, açıklanan kaçak oranlarını da reddetti. İpar, “Hep çiftçi suçlanıyor, haksız cezaların haddi hesabı yok” dedi. Çiftçiye damlama sulama önerisine de tepki gösteren İpar, “Damlama sistemi kullanacakmış çiftçi. Acaba maliyetini kendileri biliyor mu? Bu sistemi büyük çiftçiler kullanıyor ve çok maliyetli bir sistem. Ancak devlet desteklerse kurulabilir. Çiftçi gübre alamıyor, mazot alamıyor, tarlasını ekemiyor şu anda, sulama sistemini nasıl kuracak?”

‘DESTEKLER ELİNE GEÇMEDEN BLOKE OLUYOR’

Şanlıurfa Hilvan Ziraat Odası Başkanı İpar, şöyle devam etti: “DEDAŞ ‘ben kralım’ diyor. Tarım Bakanı ‘ekin’ diyor DEDAŞ ‘ekmeyin’ diyor. Bunlar kaçakla kaçak olmayanı ayırt etmeden kesintiler yapıyorlar. Çiftçi ekim dönemi tarlasını ekememiş daha. Ekim mi yapsın, elektrik borcu mu ödesin? Destekler çiftçinin eline geçmeden bloke oluyor. DEDAŞ yöneticilerinin ensesi kalın. Onlar, hükümet yetkilileriyle rahatça görüşüyorlar ama bizi dinlemiyorlar, kendimizi ifade edemiyoruz.”

‘ÇALIŞTAY DÜZENLEYELİM KARŞILIKLI ÇÖZÜM BULALIM’

Hikmet İpar, çözüm olarak bölgede bir çalıştay düzenlenmesini, buradan çıkan sonucun rapor halinde Cumhurbaşkanı’na gönderilmesini istedi. İpar, yetkililerden de şunu istedi: “Bizi ve DEDAŞ yetkililerini bir masada oturtsunlar ve herkes konuşsun. Herkes o masada kozunu paylaşsın. Ama iki tarafa da eşit yaklaşılarak yaptırımlar uygulansın.” İpar son olarak devlet desteklerine DEDAŞ tarafından bloke konulmamasını da istedi.

‘KUYUDAN ELEKTRİKLE SU ÇEKİYORUZ YOKSA ÜRETİM YAPAMAYIZ’

Kızıltepe Hububat Merkezi Başkanı Mehmet Şerif Öter de hükümete ‘bu sorunu artık çözün’ çağrısı yaptı. Öter, şunları söyledi: “DEDAŞ alacağı için çiftçinin elektriğini keserse kayıp olacak, telef olacak sadece çiftçinin mahsulü değil; aynı zamanda ülke insanımızın sofrasındaki ekmek de yok olacak. Hükümetimiz artık bu sorunu çözmelidir. Yıllardır tarımda kullanılan elektrik sorunu artarak devam ediyor. Çiftçi kendi imkânıyla açtığı ve yer yer 500-600 metre derinliğe ulaşan sondaj kuyularından elektrik enerjisiyle sulama yapmak zorunda kalıyor. Çünkü çiftçinin başka çaresi yoktur. Son yıllarda kuraklık birçok yerde olduğu gibi Mardin ovamızda ve bölgemizde çok ciddi hissediliyor. Sondaj kuyuları olmazsa Mardin ovamızda tarımcılık, üretim, yapılmaz.”

’47 YILDIR GAP’I BEKLİYORUZ’

Öter, 47 yıldır GAP kapsamında bulunan sulama kanallarının tamamlanmaması nedeniyle bölge çiftçisinin elektrik yükünün arttığını vurguladı: “GAP sulama kanalları faaliyete geçinceye kadar, Mardin ovamızda ve bölgede tarımda kullanılan elektrik tüketimi, cazibe sulama tarifine göre ücretlendirilsin. Hükümetimiz çiftçiye yardımcı olsun, sahip çıksın. Elektrik faturalarına yansıyan vergi ve her türlü katkı paylarına son verilsin.

ÇUKUROVA’DA 10 KURUŞ MARDİN’DE 100 KURUŞ

“Ülke insanımızın gıdasının ham maddesini cefayla, çamur içinde mücadele ederek üreten çiftçiye, hükümetimiz bugün sahip çıkmazsa ne zaman sahip çıkacak? Sulama barajının olduğu Çukurova ve Kahramanmaraş gibi illerimizin çiftçisi dönüm başına mısır ve pamukta sulama bedeli olarak 10 kuruş ücret öderken, Mardin ve bölge çiftçisi, dönüm başına ortalama 100 kuruş ve bazen daha fazla elektrik faturası ödüyor. Bu Allah’tan reva mı?”

‘YÜKSEK VE HAYALİ FATURALAR’

Mardin Belediye Meclis Üyesi Vedat Kılınçarslan, “Mesele ödemiyorlar değil, yüksek ve hayali faturalardan ve usulsüz cezalardan ödeyemiyorlar. Çiftçinin tüm mal varlıkları, DEDAŞ’ın haczi altında. DEDAŞ’ın faturalarından dolayı, çiftçi zararına ekim yapıyor. Bu şekilde devam ettikleri sürece de çiftçi ödeme yapamaz. DEDAŞ denetime tabi tutulmadığı sürece de hem devleti hem çiftçiyi sömürmeye devam edecekler. Sayaçlarından tutun faturalarına kadar her şeyleri şaibeli.” dedi.

‘SUÇ İŞLEMEYE DEVAM EDİYORLAR’

Bölgede DEDAŞ’la mücadele eden muhtarların avukatlığını yapan Ali Aydemir de DEDAŞ Yönetim Kurulu Başkanı’nın açıklamasıyla üretim yapan çiftçilerin tamamının alenen tehdit edildiğini bildirdi. Aydemir, DEDAŞ’ın özelleştirildiği günden bu yana yasayı ve yönetmeliği adeta rafa kaldırdığını ve yönetmelikteki hükümlere uymadan işlem tesis etme yoluna gitmeyi adet edindiğini belirterek şunları söyledi. “DEDAŞ, borcun ne kadar olduğunu ancak il müdürlüklerine gidildiğinde sözlü olarak söylemekte ve buna ilişkin resmi bir evrak dahi vermemektedir. Her defasında, borçlu ve borçsuz abone ayrımı yapılmaksızın toplu elektrik kesintileri yapılmıştır. Bu toplu kesintileri yapan DEDAŞ yöneticileri, hukuk önünde işledikleri suçun hesabını verirken, şirketin politikası hiç değişmemiş, yeni gelen yöneticiler aynı suçu aynı şekilde işlemeye devam etmişlerdir.”

‘TÜRKİYE HUKUK DEVLETİDİR’

Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk devleti olduğunu vurgulayan Av. Ali Aydemir, “Yasa ve yönetmeliklere göre fatura tebliğ edilmeden ve yönetmelik usulleri tatbik edilmeden yapılacak her bir kesinti hukuka aykırı olmakla birlikte aynı zamanda suç teşkil etmektedir. Bu hukuksuzluğa teşebbüs edenler her kim olursa olsun hukuk önünde hesap vermeleri adına gerekli yasal işlemler de vakit geçirmeksizin yapılacaktır.” dedi.

‘HEM DEVLETİ SOYUYOR HEM ÇİFTÇİYİ’

Diyarbakır Hasköy Muhtarı Nazım Özmen, Mehmet Atalay’ın açıklamalarını şöyle değerlendirdi:

“Bu haber, çiftçiler için sürpriz değil. Zaten şimdiye kadar yaptığı şey. Belki çıkardığı yüksek ve haksız faturaları ödeyemeyen çiftçilerin listesi biraz daha kabarmış, onu bildirmeye çalışıyor. Aslında mesaj veriyor. Bu gidişle bir iki sene sonra çiftçi kalmayacak. Yönetim Kurulu Başkanı, emeğini sömüreceği çiftçi kalmayacağı için şimdiden huzursuz olmuş. Ben 23 gün buğday sulaması yaptım, bana çıkarılan fatura 100 bine yakın. Bunun yüzde 45’ini devletten alacak gerisini benden istiyor, hem devleti soyuyor hem çiftçiyi. Sayacı trafo direğinin tepesine takıyorlar. Kimse ne kullandığını bilmiyor, görmüyor. Bu taktığı sayaç ne kadar güvenilir? Ne kadar adil? Bunu kim kontrol ediyor? Bütün çiftçiler bundan şüpheli.”

‘EKMEYİP NE YAPALIM?’

Diyarbakırlı çiftçi Abdi Ege de “DEDAŞ bize terör uyguluyor. Ekmeyip ne yapalım? Hırsızlık mı? Gasp mı? Yoksa onlar gibi banka mı dolandıralım? Ekmeyelim, peki vatandaş ne yiyecek, taş mı?” dedi.

Çiftçi Şeyhmus Güzeller “Bu adam mafya babası gibi racon kesiyor, çiftçileri açıkça tehdit ediyor. Cumhurbaşkanı, Tarım Bakanı ‘üretimden sakın vazgeçmeyin’ diyor, bu adam çiftçiye parmak sallayıp ‘sakın ha üretmeyin’ diyor. Bu ülkeyi kim yönetiyor? Bu adam kim? Kime güveniyor? DEDAŞ’ın kanunsuz uygulamalarına kim dur diyecek?” diye sordu.

‘KOMŞUSU ÖDEYEMEYEN DE MAĞDUR’

Mardin Artuklu Ziraat Odası Başkanı Malik Özkan da DEDAŞ’ın elektrik borcunu ödeyene de elektrik vermediğini ifade ederek, şöyle konuştu: “Çiftçi elektrik faturasını ödüyor, komşusu ödemediği için ya da aynı hat üzerindeki komşu elektrik faturasını ödemediği için DEDAŞ size elektrik vermiyor. Çiftçi böyle bir zulümle hiç karşı karşıya gelmemişti. Ürünlerimiz her yıl yüzde 40 oranında zarar görüyor.”

Paylaş
Paylaş
Paylaş
Paylaş
Paylaş
Benzer Yazılar
deprem
İzmir Depremi'nin Bilançosu
GES
GES Projeleri İçin Geoteknik Raporun Hazırlanmasına İlişkin Özel Teknik Şartname Önerisi
nükleer
Nükleer Güç Santralleri ve Nükleer Teknoloji
izmirss
Unutulan Proje: RADIUS
1424653
TOGG, Batarya Modülü İçin Farasis İle Anlaştı
DCIM100MEDIADJI_0168.JPG
Alsancak Limanı'nda Ro-Ro Operasyonları Yeniden Başladı
Ekran Alıntısı
"Depreme Karşı Tekiz" Girişiminden 7 Maddelik Eylem Planı
D_giKQnWsAIPARD
Türkiye'nin İhtiyacı Yassı Çelik Üretimi Hakkında Öneriler
FARM-2048x1263
Organik Tarım Uydurması
thumbs_b_c_e428879bb34d1f9546287414ad1e9f7f
Kıyı Emniyetinin İlk Kadın Römorkör Kaptanı, Dümeni Başında
röpdeneme2
Prof. Dr. Sencer İmer ile Türkiye'de Demir - Çelik Sanayisinin Değerlendirmesi
thumbs_b_c_edf5aed117b870772be9ac2eff6dbd14
Türkiye’nin Mühendis Kızları Geleceği Aydınlatacak